TOPRAKLARIMIZA SAHİP ÇIKMAZSAK, GELECEĞİMİZİ KAYBEDERİZ

Bugün 17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele günüdür.

Çölleşme, insan ve iklim değişikliği faktörlerini içinde barındıran bir toprak bozulmasıdır. Aşırı tarım uygulamaları, aşırı otlama, ormansızlaşma, yanlış sulama uygulamaları vb. faaliyetler verimli toprakları kurak topraklara çevirmektedir.

Gözleri doymayan, kanaat etmeyi unutan, israf etmeyi normal gören insanların yaptığı Bilinçsiz doğa katliamı, programsız ekilen tarım arazileri, “Ben daha fazla kazanayım da başkası ne olursa olsun” anlayışıyla hareket eden, maddi menfaat uğruna her şeyi yapabilen insanoğlu, toprağı da hor kullanarak hızla çölleşmesine, kendi geleceğini yok etmeye doğru hızla ilerlemekte, yaşamsal alanlar her geçen gün daralmaktadır.

Yaratılış gayesinden ve özünden uzaklaşmakta olan insanoğlu, bu bilinçsiz uygulamalarıyla maalesef bindiği dalı kesmekte ve bu hızlı çölleşmeye destek olan faktörlerin başında gelmektedir.

Önlem alınmazsa, bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmezse dünya çölleşmeye doğru hızla ilerlemektedir. Ülkemiz içinde bu durum farklı değildir.

Bugün ülkemiz topraklarının takriben %60’ında da şiddetli erozyon ve çölleşme riski bulunmaktadır.

Ülkemizde ulusal gelirin %15’ini ve istihdamın %45’ini oluşturan ziraat sektörü aşırı çölleşme sonucu büyük kayıplara yol açmaya devam etmektedir

Kuraklık, erozyon, toprağın bozumu ve çölleşme sonucu kaybedilen toprak, ortak geleceğimizin tehlikeye girmesi demektir

Verimli topraklarımız yok oldukça da kırsal alanda yaşam zorlaşmakta, köyden kente göç kaçınılmaz olmakta ve ülkemizdeki genel yaşam kalitesi sorunu bu noktadan başlamaktadır.

Yaşamın devamı için zorunlu olan toprak ve su gibi olmazsa olmaz doğal kaynaklarımızın korunması ve amacına uygun kullanılması son derece önemlidir.

Bundan dolayı her şeyden önce İnsanlığa yaratılış gayesi iyi öğretilmeli,  İnsanları bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

Çölleşmeyle mücadele eylem planı güncelleştirilerek, bilinçli ve etkili eylemler uygulamaya acil olarak konulmalı, halkımızın 7’den 70’e bilinçlenmesi için çalışmalar aralıksız sürdürülmelidir.

Bu konuda ÇEKUD, üzerine düşeni yapmaya hazırdır. “Dikili Ağacım var”,  “Tohumdan Fidana” , “Sofrada Sıfır Artık”  ,  “Bir fidan Bin hayat”  projeleriyle Ülkemizi ormana çevirerek mücadelesine devam etmektedir.

Unutmayalım topraklarımıza sahip çıkmazsak,geleceğimizi kaybederiz.