“Enerjinin stratejik önemi”

Yaşam alanımıza giren hiçbir konu yok ki çevreyi ilgilendirmesin. Bu konuların en önemlilerinden biri de bugün yokluğuna bir saat bile tahammül edemediğimiz enerji. Enerji, günlük yaşamı saran üretim ve tüketim faaliyetlerimizin bileşkesi durumunda. Tükettiğimiz her bir damla su, içtiğimiz her bir bardak çay, her bir dilim ekmeğin maliyetinde enerji girdisi var. Enerji, bizim için ekolojik ve ekonomik açılardan stratejik öneme sahip. Nasıl mı?

Yüce Allah bize “çevre” dediğimiz kusursuz bir yaşam alanı emanet etmiş. Havasıyla, suyuyla, dağıyla, bayırıyla, çayırlarıyla, ormanlarıyla, sayısız bitki ve hayvan çeşitleriyle…Bu sayısız bitki ve hayvan çeşidi eko sistem denen müthiş bir sistem içerisinde yaşıyorlar. Bunların yemeleri, içmeleri, avlanmaları… Eko-sisteme hiçbir zarar vermiyor, aksine güçlendiriyor.

Eko sistem aslında bizim için yaratılmış

Bakteri deyip geçmeyin, en büyük temizlik aracı…

Bakteriler, leş kargaları, akbabalar, tilkiler, sırtlanlar  olmasa ortalık leş kokacak.

Solucan deyip geçmeyin, aslında en büyük organik tarım makinası…

Bitkisel ve hayvansal organik atıklarla beslenen obur solucanlar organik atıkları çok kısa sürede organik gübre haline getiriyorlar. Solucanların dışkısından elde edilen ve içeriğinde bitkinin gelişimi için gereken bütün enzimleri barındıran solucan gübresi tarımda ciddi oranlarda ürün artışı sağlayabiliyor.

Arı deyip geçmeyin, en büyük organik tarım ilacı…

Basında yeni çıkan haberlere göre Avrupa tarımı arı eksikliğinin tehdidi altına girmiş. Tarım alanlarında döllenmeyi sağlayacak 7 milyar arıya ihtiyaç varmış. Fransa ile Almanya kiralık arı kovanı arıyorlarmış.

Keçi deyip geçmeyin, en büyük orman koruma memuru…

ABD ve Avrupa’da artık orman yangınlarını önlemek için kiralık keçi kullanıyorlar.

Akdeniz bölgesinde orman yangınlarının azlığını kıl keçilerinin varlığına bağlayanlar var.

Bu mükemmel sistemi bozan insan kendi aleyhine çalışıyor

Eko sistemin bozulmasında gittikçe artan oranda enerjiye bağımlı yaşam tarzının ve israfa dayalı yanlış tüketim alışkanlıklarının etkisi büyük. Aslında bozulan eko sistemden en çok etkilenen canlılardan biri yine insan olacaktır. Halbuki yaban hayatı ve biyolojik çeşitlilik insan yaşamının sigortasıdır. Dolayısıyla sigortalar attığı zaman hatlarda kaçak olduğu, fazla akım çekildiği ve ciddi bir elektrik arızası olduğunu tahmin etmek güç olmasa gerektir. 

Eko sistem içerisinde her bir canlıya bir görev verilmiş de insan başıboş mu bırakılmış; hayır.(1)

Bugün, başıboş bırakıldığını zanneden, bu yüzden de sınırsız zevk ve eğlence,  sınırsız tüketim ve özgürlük peşine düşen insan eko sistemin en büyük düşmanı haline gelmiştir. Sebep, insanın varlık aleminde sadece kendisine verilen yap-boz yetkisini sınırsız ve kuralsız bir şekilde kullanma arzusudur. Bu arzu kontrol altına alınmadığı sürece insanoğlunun doğal yaşamı tahrip edici ayak izi gün geçtikçe büyüyecektir. Bu ayak izinin oluşumunda enerjinin payı oldukça fazladır. Tükettiğimiz enerji miktarı aynı zamanda ayakkabı numaramızın göstergesi durumundadır. Ayakkabı numaramızı küçültmek için enerji ihtiyacımızı asgari düzeylerde tutmak, israfı ve kayıp kaçakları önlemek zorundayız. 

Enerjinin ekonomik bağımsızlığımız açısından stratejik önemi

Enerjide %70 dışa bağımlı bir ülkeyiz. Komşu ülke küstüm vermiyorum dedi mi, petrolü, doğalgazı, elektriği unut. Buzdolabının, çamaşır makinesinin, televizyonun, bilgisayarın fişini çek. Termik santralin, fabrikanın, otomobilin, asansörün, hidroforun kontağını kapat. Onun için diyoruz ki; HES’ler, RES’ler, Nükleer Santraller, Termik Santraller, Baz istasyonları… çevre sorunlarının sebebi değil, yaşam tarzımızın sonucudur. Çevre sorunlarını azaltmak istiyorsak yaşam tarzımızı değiştirmek zorundayız. Daha mutlu, daha huzurlu, daha sağlıklı yaşamak isteyenlerin alternatif yaşam tarzı arayışları son zamanlarda gittikçe artıyor. Sakin Şehir ve YeşiL Ağ projeleri bunlardan sadece iki tanesi.

Cittaslow, 1999 yılında İtalya’da kurulmuş uluslararası belediyeler birliği. Amaçları yaşamın hızını düşürmek, yerel üretimin, sakinliğin, geleneksel yapıların, geleneksel kültürün korunduğu şehirler oluşturmak. Bu akım bizde Seferihisar ile başladı, sayıları kısa sürede 8-10’a yükseldi.

Almanya’nın en büyük ikinci şehri olan Hamburg önümüzdeki 10-15 yıl içinde arabasız bir şehir olmanın hayalini kuruyor. ‘Gruenes netz’ (yeşil ağ) adı verilen proje kapsamında, şehrin yüzde 40’ını kaplayan açık alanlar arasında arabaların girmesinin yasak olacağı yeni yollar oluşturulacak.

Çağa ışık tutacak tavsiyeler

Yaşadığı çağda en büyük sosyal dönüşümü gerçekleştiren Son Peygamber’in (sav), öğretileri arasında bu anlamda çağımıza ışık tutacak ilgi çekici tavsiyeler yok değil. Örneğin İbn-i Ömer’e şu tavsiyesi bu anlamda çok dikkat çekici: “Dünyada ya garip bir insan, ya da bir yolcu gibi ol.”(2)   Bu bilinci , israfın minimize edildiği sade yaşam tarzı ile yakalamak mümkün. İlgi çekici diğer bir Hadisi Şerifte tavsiye edildiği gibi akarsuyun başında bile olsa suyu israf etmemek (3) ne demek? O su boşuna yaratılmadı. Dolayısıyla ihtiyacından fazla suyu yatağından dışarı çıkarma. Hadisi Şeriflerde tüketim konusundaki orta yol ise şöyle tarif edilmiş; “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. “(4)

İsraf ettiğimiz her bir damla suyun, her bir dilim ekmeğin, boşa yanan her bir ampulün bir enerji değeri olduğunun, tükettiğimiz her bir kwh enerjinin doğada bir karşılığı olduğunun, doğada bir yara açtığının, doğada bir kirliliğe sebep olduğunun, bozulan eko sistemin, aslında bozulan yaşam sistemimiz olduğunun bir an önce farkına varmamız gerekiyor.

Çeküd fikir ve eylem planında hazırdır

İnsanoğlunu en çok etkileyen, küresel bazda en çok tartışılan, uluslararası toplantılarda en çok çözüm aranan, buna karşılık sürdürülebilir çözüm yollarının en çok tıkandığı konulardan biri çevredir.  ÇEKÜD, özelde enerji darboğazının aşılması, genelde çevre sorunlarının çözümü konusunda hem fikir hem de eylem planında hazırdır. İlgili Bakanlıkların bu konularda yapacakları eylem planlarında STK’ların yer alması gerektiğini ve ÇEKÜD’ün ilgili kurum ve kuruluşlarla irtibata hazır olduğunu bu vesileyle bir kere daha hatırlatıyor; başta hanım kardeşlerimiz olmak üzere bütün gönüllülerimizi bu konulara daha bir ilgili olmaya, daha bir gönüllü çalışmaya davet ediyoruz.

Konferans isteğimizi geri çevirmeyen Yenilenebilir Enerji Genel Md. Yusuf Yazar’a, konferansımıza katılan Gen. Müd. Yrd. Hayati Çetin’e ve değerli misafirlerimize, Çevre Vakfı Başkanımız Eyüp Debik,  Medya sponsorumuz Akra Fm Gen. Müd. Naim Güleç, Royal Haskoning Gn. Md. Roy van Eijsden,  Feshane salonunu böyle bir hizmete tahsis eden Büyükşehir Belediye Başkanımız Kadir Topbaş ve çalışma arkadaşlarına değerli katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyor, selam ve saygılar sunuyorum.

 

09.02.2014
Süleyman Yorulmaz

 

(1) http://www.kuranimiz.net/web/sureler/kiyame-suresi-2/ – 36.Ayet

(2) Buhâri, Tirmizî, İbn Mâce

(3) İbn-i Mace

(4) http://www.kuranimiz.net/web/sureler/araf-suresi/ – 31.Ayet

55 görüntülenme
Eklenme Tarihi:11 Şubat 2014

0 yorum

RoipRoip