Çevre ve Beslenme

Tanım olarak çevre; hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü olarak ifade edilmektedir.(1)Sağlık ise :‘ Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet (2) şeklinde tanımlanmaktadır. Beslenme ise insanın büyüyüp gelişmesi ve canlılığını devam ettirebilmesi için gerekli besinleri alıp vücudunda kullanmasıdır.(3) Biz bu yazımızda besinler ve çevre ilişkisinden bahsedeceğiz.

Batıda aşırı ve düzensiz beslenme büyük bir sorun halinde iken Afrika’da beslenme yetersizlikleri görülmesi önemli bir dengesizlik oluşturmaktadır. İnsanların veya ülkelerin kendine yetecek besin kaynaklarını üretecek yeterliliğe gelmesi için desteklenmesi gerekir. Ülkemizdeki bu yıl görülen kırmızı et sıkıntısı düzensiz bir planlamanın sonucudur. Bu durum ülkelerin gelişmesinde bazı şeylerin ihmal edilmemesi gereğini bize hatırlatmaktadır. Düzenli bir gelişme için her yönden gelişme gerekmektedir. Beslenme yönünden ülkemiz toprakları verimlidir. Kendi kendine her yönden yetebilecek sayılı ülkelerden biriyiz. Bu verimliği bozmadan ülkemiz nüfusuna yeterli ve gerekli besin maddeleri üretimini sağlamalı, hatta yurtdışına ihraç edecek seviyeye çıkararak ihtiyaç sahibi ülkelere de yardımda bulunmalıyız.

Temiz çevre için temiz ve artıksız beslenme ortamları sağlanmalı, gıda üretim teknolojileri çevreye duyarlı bir şekilde kullanılmalıdır. Doğaya en az zarar verecek önlemler alınmasına azami özen gösterilmelidir. İnorganik maddeler tarımda gereği kadar kullanılmalı, fazla kullanılan her maddenin çevre ve insan sağlığına zararı olduğu unutulmamalıdır. Fazla kullanılacak böcek öldürücüler; çevreye, insan, kuş ve diğer canlılara zarar vermekte, yeterince yıkanmadan yenilen sebze ve meyvelerden insanlara geçebilmektedir. İnsanların dengeli ve sağlıklı beslenme ihtiyaçları karşılanırken çevre koruyucu yöntemler ve yeterli teknolojik imkânlar da sunulmalıdır. Beslenme konusu ile ilgili en önemli çevresel sorunlardan biri de kullanılmış sıvı yağlardır. Kızartmalarda defalarca kullanılan sıvı yağlar kanserojen hale gelebilmektedir. Diğer yandan kanalizasyona dökülen sıvı yağlar tonlarca suyun kirlenmesine yol açmakta ve bu sıvıların tekrar kullanılabilir hale getirilmesi de yüksek maliyetler gerektirmektedir.

Sağlıklı Sular ve Çevre

Temiz su kaynaklarını korunması yine ciddi önlem alınması gereken konulardandır. Susuz hayat düşünülemez. İnsanlar yemek yemeden günlerce yaşayabilir fakat hiç su içmeden bir kaç günden fazla yaşayamaz. Su savaşlarının gündemde olduğu ve suyla ilgili birçok olumsuz senaryonun konuşulduğu günümüzde temiz su kaynaklarının korunması, temiz içme sularının kullanılması son derece önemlidir. Çocukluğumda akan dereyi kirletmemek hususunda büyüklerimin suyu kirletirsen ahirette temizlersin diye hatırlatmalarını unutmuyorum.

Yine Peygamberimizin dere kenarında dahi olsanız suların israf edilmemesi yönündeki hadisleri şayanı dikkattir. Ayrıca Müslüman daima tasarruflu olmaya alışmak zorundadır, Dünyanın 3/4 ü sularla kaplı olmasına rağmen sadece yüzde 3’ü içilebilir niteliktedir. Tatlı suların da yüzde birinden az oranı insan kullanımına uygun yerlerde bulunmakta, geri kalanları buzdağlarında, yeraltı kaynaklarında veya ulaşamayacağımız yerlerde depolanmaktadır.

Tatlı su kaynakları bu kadar kısıtlıyken, küresel ısınmayla bu kısıtlı kaynaklar da küçülüyor. UNESCO, 2020 yılında su kıtlığının dünya çapında bir sorun olacağını tahmin ediyor. Koskoca Aral Gölü’nün önümüzdeki yıllarda yok olacağı söyleniyor. Şu anda dünya nüfusunun üçte biri kullanma ve içme suyu kıtlığı yaşıyor. Su kıtlığı ise, hastalıklara, beslenme sorunlarına ve ekin kıtlığına yol açıyor. Susuz hayat olmuyor. En önemlisi belki koruyucu önlemlerdir.

Tıpta tedavinin en ucuzu hastalığı önleyici tedbirlerdir, hastayı tedavi etmekten daha ucuza mal edilir. Kirli sular sonrası Haiti’de olan kolera salgını önemli bir halk sağlığı sorunu olmuştur. Çevreyi bozunca düzeltmek de aynı şekilde zordur. Kirlenen suların arıtılması oldukça maliyetlidir, bunun yerine kirletmemek daha ucuza gelecektir. İhtiyaç kadar kullanmak, hiçbir şeyi israf etmemek en doğru davranıştır. Çevre dostu olmak çevre korumanın ilk adımı, çevreye saygı kendine saygıdır.

1. (TDK Güncel Türkçe sözlük)

2. (TDK Güncel Türkçe sözlük)

3. 21.yy. da Sağlıklı Beslenme ve Diyet

Dr.Hüseyin Budak
ÇEKÜD

133 görüntülenme
Eklenme Tarihi:1 Şubat 2014

0 yorum

RoipRoip