Alemin Büyük Çevre Kongresine İcabet Vakti Geldi

Alemin Büyük Çevre Kongresine İcabet Vakti Geldi

Son yıllarda uluslararası düzeyde yapılan toplantıların mahiyetine baktığımızda genelde iki ana kategori çerçevesinde odaklanıldığını görüyoruz. Bunlardan birisi ekonomi, diğeri ise çevre. Toplantılara genellikle gelişmiş ülkelerin hükümet temsilcileri, cumhurbaşkanları, bakanlar ve yüksek bürokratlar katılıyor. Katılımcıların ana hedefi ise genel çerçevesiyle, küresel ölçekte artan ekonomik ve çevresel sorunları çözmek, bu amaç doğrultusunda mutabık kalınan maddelere uymak, gidişatı bu amaçlar doğrultusunda doğru yönlendirmek gibi gözüküyor.  Ancak,  geleceğimiz çevresel faktörler açısından güvence altına almayı amaçlayan Kyoto’yu ‘Diğerleri imzalasın ben seyredeyim’, ya da ‘Nükleeri diğerleri kaldırsın ben devam edeyim’, ‘Karbonu diğerleri azaltsın ben salıvereyim’, ‘Çöpleri diğerleri ayıklasın ben döküvereyim’ gibi fedakarlığı diğerlerinden bekleyip yapsın rahat etme bencilliğinin başrolde olduğu mantık başarıyı engelleyen ciddi bir faktör olarak karşımızda duruyor. Mücadeleye devam etmek her sorumlu insanın görevi olmalı…

*******

Çok uzun süredir her yıl aksamadan başarıyla yapılan uluslararası bir başka toplantı daha var ki; diğerlerinden çok farklı gözüküyor. Zaman farklı, mekan farklı, niyet farklı, icraat farklı, temsilciler farklı, beklentiler farklı. Davette sınır, katılımda yaş kotası, zengin fakir, az gelişmiş çok gelişmiş farkı, güç kuvvet, makam, mevki ayırımı, konaklama ve ikram, yabancı dil ve tercümanlık sorunu  yok. Toplantının ana hedefi davete icabet. Katılanların hepsi iyi bir misafirlik yaparak ev sahibinin gönlünü hoşnut etmenin peşinde. Buraya herkes değişmeye gelmiş değiştirmeye değil, yük almaya gelmiş yük olmaya degil, duaya gelmiş davaya değil. Pişmanlık ve sabırlar kişisel, dua ve yardımlar mazlumlar için.

İslam’ın şartlarından biri olan Hac, sanki büyük bir çevre kongresi. Son derece sade bir giyim, son derece sade bir yaşam. İsraf yok, gösteriş yok. Kalp kırmak, eziyet vermek yasak. Karıncayı, çekirgeyi, börtü böceği öldürmek bile cinayet sayılıyor. Yaprak koparmak affedilse de dal koparmak affedilmiyor. İşlenen fiilin cinayet olduğunu bilip bilmemek arasında fark olmadığı gibi, kasten veya yanılma ile, hatırında iken veya unutarak, uyanıkken veya uyku halinde, ayık veya bayılmış halde iken yapmak arasında bir fark yok. Ancak suçluları Polise ihbar etmek gerekmiyor. Hata yapan herkes bir an önce cezasını ödemenin derdine düşüyor.  Başlar açık, ayaklar yalın; gönüllerde huzur, dillerde tesbih:

Lebbeyk Allahümme Lebbeyk

Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk

İnnel hamde venni’mete

Leke vel Mülk Lâ şerîke lek

Buyur Allah’ım buyur. Kapına geldim, buradayım, senin eşin ve benzerin yoktur, buyur.  Hamd ve şükür yalnızca sana, nimet senden, mülk senindir.

Sözün özü Alemlerin Rabbi’nin davetine icabet vakti geldi. Ona kulluk için yarışanlar alemin zerresi olan şu çevrede nefeslenirken hamd etme ve şükür tesbihleriyle büyük bayrama kavuşmak üzere… Kurbanlarınız makbul, haccınız mebrur, dualarınız müstecap, bayramınız mübarek olsun.

 

22.10.2012

Süleyman Yorulmaz

ÇEKÜD Yön. Kur. Baş.

6 görüntülenme
Eklenme Tarihi:1 Şubat 2014

0 yorum

RoipRoip